Prenatal Tanı ve Fetal Değerlendirme, gebelikte tanısal girişimlerin uygun zamanını, fetal iyilik hâlinin değerlendirilmesini ve izlem bulgularına göre yaklaşım seçimini kapsar.
Öğrencinin girişimleri uygulanma zamanlarıyla eşleştirebilmesi, NST ve biyofizik profil bulgularını gebelik haftasıyla birlikte yorumlayabilmesi beklenir. Verilen örneklerde ayrıca anneye ait öykü özelliklerinden preeklampsi riskini değerlendirme ve koruyucu yaklaşım gereksinimini belirleme sorgulanır. TUS — Klinik Tıp Bilimleri soruları, doğru eşleştirmeyi seçme veya klinik senaryoda en uygun yaklaşımı belirleme biçiminde olabilir.
Seçenekler farklı girişim ve zaman eşleşmelerini, risk özelliklerini ya da yönetim kararlarını karşılaştırır. Tarama ile tanıyı karıştırmak ve değerlendirme bulgularını gebelik haftasından bağımsız yorumlamak hataya yol açabilir.
Örnek sorular
Bir şık seç, doğru mu değil mi hemen görürsün — hiçbir şey kaydedilmez, hesap gerekmez.
1. soruKolay
Aşağıdaki girişimlerden hangisi uygulanma zamanı ile doğru eşleştirilmiştir?
Cevabı göster
Cevap: E — Amniyosentez – Genellikle 15-20. gebelik haftası
Kısaca — Amniyosentez, yeterli sıvı ve hücre elde edilebildiği 15-20. haftalarda uygulanarak ikinci trimesterde fetal tanı sağlar.
İğneyle amniyon boşluğuna girilerek fetal kökenli hücreler ve çözünmüş belirteçler örneklenir. İşlemin ikinci trimestere bırakılması örnek yeterliliğini artırırken erken girişimin komplikasyonlarından kaçınmayı sağlar.
Neden diğerleri değil
Koryon villus örneklemesi – Genellikle 16-20. gebelik haftası — Koryon villus örneklemesi genellikle 10-13. haftalarda uygulanır; 16-20. haftalar amniyosentezin tipik zamanıdır.
Amniyosentez – Genellikle 8. gebelik haftası — Bu kadar erken girişimde sıvı yetersizliği ve fetal kayıp riski yüksektir.
Koryon villus örneklemesi – 24. hafta sonrası — Erken prenatal tanı için genellikle 10-13. haftalarda uygulanır.
Amniyosentez – Genellikle 10-13. gebelik haftası — 10-13. haftalar koryon villus örneklemesine aittir; amniyosentez genellikle 15-20. haftalarda uygulanır.
Aklında kalsın
Koryon villus örneklemesi açık nöral tüp defektini dışlamaz; bu amaçla ikinci trimesterde maternal serum AFP ve ultrasonografi kullanılır.
2. soruZor
Otuz altı haftalık bir gebede biyofizik profil skoru 4 bulunuyor. NST nonreaktif, fetal solunum ve hareket izlenmiyor; fetal tonus ve amniyon sıvısı normal bulunuyor.
Aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi bu hastada bu gebelik haftasında en uygundur?
Cevabı göster
Cevap: E — Doğumun planlanması
Kısaca — Otuz altıncı haftada biyofizik profil skorunun 4 olması belirgin fetal bozulma olasılığı taşıdığından doğum planlanır.
Biyofizik etkinliklerin hipoksemiyle baskılanması skoru düşürür; 4 puan anormal profil kabul edilir ve fetusun intrauterin ortamda bırakılmasının riski artar. Gebelik hâlâ geç preterm dönemde olmakla birlikte, 36. haftada biyofizik profil skorunun 4 olması nedeniyle doğum planlanır.
Tanıya götüren bulgular
Biyofizik profil skorunun 4 olması → fetal asidemi olasılığını artıran anormal sonucu gösterir.
NST’nin nonreaktif olması → otonom sinir sistemi reaktivitesinin korunmadığını düşündürür.
Solunum ve hareketin izlenmemesi → akut biyofizik etkinliklerin birden fazlasının baskılandığını gösterir.
Tonus ve amniyon sıvısının normal olması → toplam skoru 4'ün üzerine çıkarmaz ve anormal sınıflamayı değiştirmez.
Neden diğerleri değil
Yirmi dört saat sonra biyofizik profilin tekrarlanması — Kısa aralıklı tekrar, çoğunlukla sınırda skor için düşünülür; 36. haftadaki 4 puanı erteletmez.
Haftada iki kez NST ile izleme devam edilmesi — Tek başına NST, eş zamanlı çoklu biyofizik kaybının oluşturduğu riski karşılamaz.
İki gün sonra yalnızca umbilikal arter Doppler tekrarı — Doppler plasental dolaşımı ölçer; mevcut anormal biyofizik profilin yerine geçmez.
Yatak istirahati ile bir hafta sonra kontrol — Yatak istirahati fetal hipoksemiyi düzeltmez ve bir haftalık gecikme uygun değildir.
Aklında kalsın
Oligohidramniyos, toplam skor görece yüksek olsa bile kronik uteroplasental yetersizlik veya membran rüptürü yönünden ayrıca değerlendirilir.
3. soruOrta
Başka bir risk faktörü bulunmadığı kabul edildiğinde, aşağıdaki öykü özelliklerinden hangisi tek başına preeklampsinin önlenmesi amacıyla düşük doz aspirin başlanmasını gerektirir?
Cevabı göster
Cevap: D — Önceki gebeliğin preeklampsi nedeniyle erken doğumla sonuçlanması
Kısaca — Önceki preeklampsinin erken doğuma yol açması yüksek yineleme riski gösterdiği için tek başına düşük doz aspirin profilaksisini gerektirir.
Önceki gebelikte olumsuz sonuçla seyreden preeklampsi, sonraki gebelikte plasental işlev bozukluğu açısından yüksek risk göstergesidir. Düşük doz aspirin trombosit siklooksijenazını geri dönüşümsüz baskılayıp tromboksan sentezini azaltarak trombosit agregasyonu ve vazokonstriksiyon eğilimini sınırlar.
Neden diğerleri değil
Önceki doğumdan sonra on iki yıl geçmiş olması — Uzun gebelik aralığı orta risk etmenidir; tek başına yüksek risk ölçütü değildir.
Annesinin gebeliğinde preeklampsi geçirmiş olması — Aile öyküsü orta risk oluşturur; kişinin kendi preeklampsi öyküsüyle eşdeğer değildir.
İlk gebelik olması — Nulliparite orta risk etmenidir; ek risk olmadan tek başına rutin profilaksi gerektirmez.
Gebelik öncesi vücut kitle indeksinin 36 olması — Obezite orta risk oluşturur; başka etmen bulunmadığında tek başına yeterli değildir.
Aklında kalsın
Kronik hipertansiyon, kronik böbrek hastalığı ve pregestasyonel diyabet de tek başına yüksek risk oluşturabilir. Aspirin gelişmiş preeklampsinin tedavisi değildir.
Cepte soru çöz, bağımsız bir çalışma uygulamasıdır; hiçbir sınav kurumu, okul ya da resmî kurumla bağlantılı, bunlarca desteklenen veya onaylanan bir uygulama değildir.
TUS (Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı), ÖSYM tarafından düzenlenen resmî bir sınavdır. Bu uygulama ÖSYM ile bağlantılı değildir.
Uygulamadaki tüm sorular ve metinler Cepte soru çöz için özgün olarak hazırlanmıştır; hiçbir resmî sınavdan alınmamıştır.