Gastrointestinal Sistem Fizyolojisi, sindirim kanalının hareketlerini, salgılarını, sindirim ve emilim işlevlerini ve bunların sinirsel ve hormonal kontrolünü kapsar.
Öğrencinin gastrointestinal düz kasın elektriksel etkinliğini hareketlerle ilişkilendirmesi, ritmik yavaş dalgaların kaynağını ayırt etmesi ve pankreasın ekzokrin salgısının bileşenlerini tanıması beklenir. TUS — Temel Tıp Bilimleri kapsamında bu konu, bir fizyolojik mekanizmanın kaynağını belirleme veya bir salgıda bulunmayan bileşeni seçme biçiminde sorulabilir.
Seçeneklerde hücre türleri ya da salgı bileşenleri gibi birbirine yakın kavramlar yer alabilir. Yavaş dalgaları aksiyon potansiyelleriyle karıştırmak, ekzokrin ve endokrin işlevleri ayıramamak ve olumsuz soru kökünü gözden kaçırmak hataya yol açabilir.
Örnek sorular
Bir şık seç, doğru mu değil mi hemen görürsün — hiçbir şey kaydedilmez, hesap gerekmez.
Kısaca — Pepsinojen pankreasa değil, midenin esas hücrelerine ait asitle etkinleşen bir zimojendir.
Pepsinojen esas hücrelerden mide lümenine salgılanır; düşük pH ile pepsine dönüşerek protein sindirimini başlatır. Kökeni ve etkinleşme ortamı nedeniyle ekzokrin pankreas enzimleri grubuna girmez.
Gastrointestinal düz kasta ritmik depolarizasyon-repolarizasyon dalgaları kaydediliyor. Bu yavaş dalgaların pacemaker kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Cevap: C — İnterstisyel Cajal hücreleri
Kısaca — İnterstisyel Cajal hücreleri, kendiliğinden gelişen elektriksel salınımlarla gastrointestinal yavaş dalgaların ritmini belirler.
Bu hücreler ağ biçiminde birbirine, aralık bağlantılarıyla da düz kasa bağlanır; ürettikleri ritmik akım komşu kas hücrelerine yayılır. Eşik aşılırsa kas hücresinde diken potansiyelleri ve kasılma gelişir.
Neden diğerleri değil
Vagal preganglionik sinir lifleri — Enterik nöronlar üzerinden motiliteyi düzenleyen parasempatik liflerdir; temel elektriksel ritmi üretmez.
Miyenterik (Auerbach) pleksus nöronları — Kas tabakalarının motor kontrolünü ve refleksleri örgütler; yavaş dalgaların hücresel kaynağı değildir.
Submukozal (Meissner) pleksus nöronları — Başlıca sekresyonu, emilimi ve mukozal kan akımını düzenler; kas pacemakerı değildir.
Düz kas hücrelerinin sarkoplazmik retikulumu — Kasılma için hücre içi kalsiyum sağlar; dokular arası ritim oluşturan bağımsız bir ağ değildir.
Aklında kalsın
Yavaş dalga frekansı gastrointestinal segmente özgüdür; kasılma sıklığının üst sınırını belirler, kasılma kuvvetini ise diken potansiyelleri belirler.
3. soruOrta
Bir solunum deneyinde soluk hacmi 500 mL, solunum sayısı dakikada 12, arteriyel karbondioksit parsiyel basıncı 50 mmHg ve karışık ekspirasyon havasının karbondioksit parsiyel basıncı 30 mmHg ölçülüyor. İnspirasyon havasındaki karbondioksit ihmal ediliyor ve arteriyel karbondioksit parsiyel basıncı alveoler değere eşit kabul ediliyor.
Bu ölçümlere göre fizyolojik ölü boşluğun soluk hacmine oranı ve dakikalık alveoler ventilasyon aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?
Cevabı göster
Cevap: C — %40 — 3,6L/dk
Kısaca — Ekspirasyon karbondioksitinin seyrelmesi soluk hacminin %40'ının ölü boşluk olduğunu gösterir; kalan hacimle alveoler ventilasyon 3,6 L/dk olur.
Ölü boşluktan gelen hava karbondioksit içermediği için karışık ekspirasyon havasındaki CO2, alveoler havaya göre seyrelir. Bohr eşitliğiyle VD/VT=(PACO2−PEˉCO2)/PACO2=(50−30)/50=0,40 ve VD=500×0,40=200mL bulunur. Gaz değişimine katılan soluk hacmi 500−200=300mL olduğundan V˙A=300×12=3600mL/dk=3,6L/dk hesaplanır.
Tanıya götüren bulgular
İnspirasyon havasındaki karbondioksitin ihmal edilmesi → ölü boşluk havasının karbondioksitsiz seyreltici kabul edilmesini sağlar.
Arteriyel basıncın alveoler basınca eşit kabul edilmesi → Bohr eşitliğinde alveoler değer yerine arteriyel değerin kullanılmasını sağlar.
Karışık ekspirasyon basıncının arteriyel basınçtan düşük olması → ekspirasyona gaz değişimine katılmayan havanın karıştığını gösterir.
Neden diğerleri değil
%20 — 4,8L/dk — Basınç farkı olan 20, yüzde değildir; alveoler basınca bölünmelidir.
%40 — 6,0L/dk — Verilen ventilasyon, ölü boşluğun çıkarılmadığı toplam dakika ventilasyonudur.
%60 — 2,4L/dk — Alveoler hacim payını ölü boşluk payı kabul ederek iki bölümü ters çevirir.
%60 — 3,6L/dk — Ventilasyon doğru olsa da %60, gaz değişimine katılan hacmin payıdır.
Aklında kalsın
Aynı toplam dakika ventilasyonunda hızlı ve yüzeyel solunum, her solukta ölü boşluk yeniden doldurulduğu için alveoler ventilasyonu azaltır.
Cepte soru çöz, bağımsız bir çalışma uygulamasıdır; hiçbir sınav kurumu, okul ya da resmî kurumla bağlantılı, bunlarca desteklenen veya onaylanan bir uygulama değildir.
TUS (Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı), ÖSYM tarafından düzenlenen resmî bir sınavdır. Bu uygulama ÖSYM ile bağlantılı değildir.
Uygulamadaki tüm sorular ve metinler Cepte soru çöz için özgün olarak hazırlanmıştır; hiçbir resmî sınavdan alınmamıştır.