Kıkırdak ve Kemik Doku, kıkırdak ve kemiğin hücrelerini, hücre dışı matriksini, yapısal özelliklerini ve büyüme süreçlerini kapsar.
Öğrencinin kemik yapımı, yıkımı ve dokunun devamlılığında görev alan hücreleri ayırt etmesi; epifiz plağındaki hücresel olayları kemiğin uzunlamasına büyümesiyle ilişkilendirmesi beklenir. TUS — Temel Tıp Bilimleri kapsamında sorular, hücre ile görevini eşleştirme ya da akondroplazi gibi bir durumda etkilenen büyüme sürecini belirleme biçiminde gelebilir.
Seçeneklerde farklı hücre adları, görevler veya hücresel olaylar yer alabilir. Hücrelerin işlevlerini karıştırmak ve çoğalma ile olgunlaşma süreçlerini birbirinden ayıramamak yanlış seçeneğe yöneltebilir.
Örnek sorular
Bir şık seç, doğru mu değil mi hemen görürsün — hiçbir şey kaydedilmez, hesap gerekmez.
1. soruZor
FGFR3 aktivasyonuna bağlı akondroplazide epifiz plağında en belirgin azalan hücresel olay aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Cevap: B — Proliferatif kondrosit çoğalması
Kısaca — İşlev kazanmış FGFR3, proliferatif zon kondrositlerinin mitozunu baskıladığı için uzun kemiklerin endokondral uzaması azalır.
FGFR3, büyüme plağında kondrosit çoğalmasını sınırlayan fizyolojik bir frendir. Sürekli etkinleşmesi proliferatif kolonları kısaltır; yeterli kıkırdak taslak üretilemediğinden metafize doğru kemik uzaması yavaşlar.
Neden diğerleri değil
Osteoklast füzyonu — Kemik rezorpsiyonuna yönelik bir olaydır; akondroplazinin temel kusuru osteoklast oluşumu değildir.
Hipertrofik zonda glikojen birikimi — Hipertrofik kondrositlerin metabolik bir özelliğidir; FGFR3'ün en belirgin baskıladığı olay proliferatif zon mitozudur.
Kalsifiye zonda matriks mineralizasyonu — Büyüme plağının geç evre sürecidir; boy kısalığını oluşturan birincil azalan olay değildir.
Ossifikasyon zonunda damar invazyonu — Normal endokondral kemikleşmede kalsifiye kıkırdağa damar girişidir; akondroplazideki temel hücresel kusur kondrosit proliferasyonunun baskılanmasıdır.
Aklında kalsın
Akondroplazide kraniyal kubbe görece korunurken endokondral gelişen kafa tabanı ve uzun kemikler etkilenebilir.
2. soruKolay
Kemik hücresi ile görevi aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?
Cevabı göster
Cevap: D — Osteoklast – Kemik rezorpsiyonu
Kısaca — Monosit-makrofaj soyundan gelen çok çekirdekli osteoklast, fırçamsı kenarıyla mineral ve organik matriksi yıkarak kemik rezorpsiyonu yapar.
Osteoklast kemiğe sıkı tutunarak kapalı bir rezorpsiyon bölmesi oluşturur. Bu bölmede asit hidroksiapatiti çözer, katepsin K ise açığa çıkan kollajen matriksi parçalar.
Neden diğerleri değil
Kondroklast – Kemik matriksinin sentezi — Kondroklast kalsifiye kıkırdağı rezorbe eder; matriks üreten bir hücre değildir.
Osteoblast – Kemik rezorpsiyonu — Osteoblast osteoid salgılar ve mineralizasyonu başlatır; rezorpsiyonu doğrudan yapmaz.
Osteosit – Kemik matriksinin ilk yapımı — Osteosit gömülü matriksi algılar ve sürdürür; ilk osteoidi osteoblast üretir.
Osteoklast – Tip I kollajen sentezi — Osteoklast tip I kollajeni katepsin K ile yıkar; sentez osteoblast görevidir.
Aklında kalsın
Howship lakünasında bulunan osteoklastlar tartrata dirençli asit fosfataz etkinliği gösterir.
3. soruOrta
Mide bezindeki bir hücrede salgı uyarısıyla sitoplazmik tübüloveziküller azalırken hücre içi kanaliküllerin mikrovillus taşıyan yüzeyi genişliyor.
Bu değişiklikleri gösteren hücre aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Cevap: D — Pariyetal hücre
Kısaca — Pariyetal hücre, asit pompalarını kanalikül zarına taşıyarak salgı yüzeyini ve asit salgılama kapasitesini artırır.
Dinlenimde H+/K+-ATPaz taşıyan zarların önemli bölümü tübüloveziküllerde tutulur. Uyarıyla bu veziküller kanalikül zarıyla birleşir; lümene bakan yüzeyde pompa sayısı artar ve hidrojen iyonlarının mide lümenine taşınması hızlanır.
Neden diğerleri değil
Mukus boyun hücresi — Bez boynunda mukus salgılar; asit pompası taşıyan tübülovezikül sistemiyle özelleşmez.
Yüzey mukus hücresi — Mukus ve bikarbonatla koruyucu bariyer oluşturur; asit salgılayan kanalikül sistemi taşımaz.
Enterokromafin benzeri hücre — Histamini bazal yönden salarak pariyetal hücreyi uyarır; kendisi lümene asit pompalamaz.
Esas hücre — Pepsinojeni apikal salgı granüllerinden boşaltır; salgısı pompa taşıyan zarların kanaliküle eklenmesine dayanmaz.
Aklında kalsın
Pariyetal hücre intrinsik faktör de salgılar; otoimmün kaybı, asit azalmasına ek olarak B12 emilim bozukluğu ve pernisiyöz anemiye yol açabilir.
Cepte soru çöz, bağımsız bir çalışma uygulamasıdır; hiçbir sınav kurumu, okul ya da resmî kurumla bağlantılı, bunlarca desteklenen veya onaylanan bir uygulama değildir.
TUS (Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı), ÖSYM tarafından düzenlenen resmî bir sınavdır. Bu uygulama ÖSYM ile bağlantılı değildir.
Uygulamadaki tüm sorular ve metinler Cepte soru çöz için özgün olarak hazırlanmıştır; hiçbir resmî sınavdan alınmamıştır.