Deri greftleri kendi kan dolaşımı olmadan aktarılır ve alıcı yatağın damarlarından beslenir; flepler ise kendi damar sapıyla taşındığı için kanlanması zayıf bir zemini de kapatabilir.
Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi konusu greft ve flep seçimini, rekonstrüksiyon basamaklarını, deri tümörlerini, el cerrahisi ve konjenital el anomalilerini, yanık sonrası kontraktürleri ve yüz yaralanmalarını içerir. Kısmi kalınlıkta greft daha kolay tutar fakat tam kalınlıkta grefte göre daha fazla kontraksiyon gösterir.
Sorular kısa ve doğrudan bilgi soruları ya da el veya deri bulgusu anlatılan vakalar biçiminde gelir; istenen tutulan yapı, en sık görülen lezyon veya ameliyat zamanlamasıdır.
Örnek sorular
Bir şık seç, doğru mu değil mi hemen görürsün — hiçbir şey kaydedilmez, hesap gerekmez.
1. soruZor
Doğuştan sağ el yüzük ve küçük parmakları arasında tam sindaktilisi bulunması nedeniyle başvuran çocuk değerlendirilirken yüzük parmağının komşusundan daha uzun olduğu görülüyor. Kemik birleşmesi saptanmıyor. Aileye, farklı uzunluktaki parmakların büyüme sırasında birbirini çekerek açısal deformite oluşturabileceği ve bu nedenle bazı sindaktililerin daha erken ayrılması gerektiği anlatılıyor.
Bu erken cerrahinin önlemeyi amaçladığı deformite aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Cevap: E — Klinodaktili
Kısaca — Eşit olmayan parmaklar ortak deri zarfıyla bağlı kalırsa büyüme farkı kısa parmağa çekme kuvveti uygulayarak koronal düzlemde açısal sapma (klinodaktili) oluşturur.
Tam sindaktilide ortak yumuşak doku zarfı, komşu parmakların bağımsız boyuna büyümesini sınırlar. Parmaklardan biri daha hızlı uzadığında uzun parmak kısa olan tarafından tutulur; zamanla eklemlere ve falankslara açısal kuvvet aktarılması büyümeye bağlı deviasyona yol açar. Bu sapma koronal (radyoulnar) düzlemdedir ve klinodaktili adını alır; mekanizma doğuştan delta falankstan farklı olsa da önlenmeye çalışılan deformite aynıdır.
Tanıya götüren bulgular
Yüzük ve küçük parmaklar arasında tam sindaktili → iki parmağın tüm uzunluk boyunca ortak yumuşak doku zarfıyla bağlı olduğunu gösterir.
Yüzük parmağının daha uzun olması → büyüme sırasında eşitsiz çekme kuvveti oluşacağını öngörür.
Kemik birleşmesinin bulunmaması → deformitenin sinostozdan değil yumuşak doku bağından kaynaklanacağını gösterir.
Erken ayırma gereksiniminin belirtilmesi → büyüme tamamlanmadan gelişen sekonder açısal deformitenin hedeflendiğini gösterir.
Neden diğerleri değil
Tetik parmak — A1 pulley düzeyindeki stenozan tenosinovit hareket sırasında takılma oluşturur; komşu parmakların büyüme farkından kaynaklanmaz.
Çekiç parmak — Terminal ekstansör tendon hasarıyla distal interfalangeal eklem fleksiyonda kalır; sindaktili çekmesine bağlı değildir.
Brakidaktili — Kısa parmak anomalisidir; uzunluk farkı erken ayırma endikasyonunun gerekçesidir, cerrahinin önlemeye çalıştığı sekonder deformite değildir.
Kamptodaktili — Proksimal interfalangeal eklemin ilerleyici fleksiyon kontraktürüdür (sagital düzlem); parmaklar arası uzunluk farkının oluşturduğu koronal deviasyon değildir.
Aklında kalsın
Başparmak–işaret ve yüzük–küçük parmak gibi uzunluk farkı belirgin sınır sindaktilileri, büyüme deformitesini önlemek için daha erken ayrılır.
2. soruKolay
Aşağıdaki malign deri tümörlerinden hangisi en sık görülür?
Cevabı göster
Cevap: A — Bazal hücreli karsinom
Kısaca — Güneşe açık deride UV’nin sık oluşturduğu bazal hücre klonları, bazal hücreli karsinomu en sık malign deri tümörü yapar.
Kümülatif UV hasarı, özellikle PTCH1 fonksiyon kaybıyla Hedgehog sinyalini sürekli aktive ederek bazal hücrelerde klonal çoğalmaya yol açar. Güneşe açık geniş deri yüzeyinin sürekli risk altında olması, tümörün görülme sıklığını artırır.
Neden diğerleri değil
Yassı hücreli karsinom — Keratinosit malignitesidir; aktinik keratoz ve kronik skarla ilişkilidir ancak görülme sıklığı ikinci sıradadır.
Malign melanom — Melanosit kökenlidir; erken metastaz ve yüksek mortalitesine karşın keratinosit kanserlerinden daha seyrektir.
Merkel hücreli karsinom — Kutane nöroendokrin karsinomdur; agresif seyreder ancak nadir görülür.
Kaposi sarkomu — HHV-8 ilişkili vasküler tümördür; klasik, endemik, HIV ilişkili ve iyatrojenik tipleri vardır; genel popülasyonda bazal hücreli karsinomdan daha seyrektir.
Aklında kalsın
Bazal hücreli karsinomun inci parlaklığında, telenjiektazik ve kabarık kenarı tipiktir; metastazı çok seyrek olsa da lokal doku yıkımı yapabilir.
3. soruKolay
Dupuytren kontraktüründe primer patoloji aşağıdaki yapılardan hangisini tutar?
Cevabı göster
Cevap: E — Palmar aponevroz
Kısaca — Palmar aponevrozda miyofibroblast çoğalması ve kollajen birikimi, kısalan kordonlarla Dupuytren kontraktürünü oluşturur.
Palmar fasyanın fibromatozisinde önce nodüller, ardından parmaklara uzanan fibröz kordonlar gelişir. Kordonların kısalması metakarpofalangeal ve proksimal interfalangeal eklemlerin pasif ekstansiyonunu mekanik olarak sınırlar; hareket kaybının kaynağı tendon kopması değildir.
Neden diğerleri değil
Digital nörovasküler bantlar — Duyu ve kanlanmayı taşır; hastalıklı kordonlar bunları yer değiştirebilir ancak primer tutulum burada değildir.
Lumbrikal kaslar — Metakarpofalangeal fleksiyon ve interfalangeal ekstansiyona katılır; palmar fibröz kordonların kaynağı değildir.
Palmaris longus tendonu — Palmar aponevrozu gerer; hastalık bu kasın tendonundan başlamaz.
Flexor digitorum profundus tendonu — Distal interfalangeal fleksiyonu sağlar; primer fasyal fibromatozisin hedefi değildir.
Aklında kalsın
Dupuytren hastalığına plantar fibromatozis ve Peyronie hastalığı eşlik edebilir; bunlar farklı bölgelerdeki ilişkili fibroproliferatif süreçlerdir.
Cepte soru çöz, bağımsız bir çalışma uygulamasıdır; hiçbir sınav kurumu, okul ya da resmî kurumla bağlantılı, bunlarca desteklenen veya onaylanan bir uygulama değildir.
TUS (Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı), ÖSYM tarafından düzenlenen resmî bir sınavdır. Bu uygulama ÖSYM ile bağlantılı değildir.
Uygulamadaki tüm sorular ve metinler Cepte soru çöz için özgün olarak hazırlanmıştır; hiçbir resmî sınavdan alınmamıştır.