Gram Negatif Koklar ve Kokobasiller, bu bakterilerin morfolojik özelliklerini, bulaş yollarını, oluşturdukları hastalıkları, virülans faktörlerini ve laboratuvar tanısını kapsar.
Öğrencinin klinik bulguları, hayvanla temas öyküsünü ve mikroskobik görünümü birlikte değerlendirerek olası etkeni ayırt edebilmesi; tutunma ile doku invazyonu arasındaki farkı bilmesi beklenir. TUS — Temel Tıp Bilimleri sorularında konu, kısa klinik olgular veya bakterinin belirli bir özelliğini sorgulayan doğrudan bilgi soruları üzerinden ele alınabilir.
Seçeneklerde benzer etkenler, tanı yöntemleri ya da virülans faktörleri bulunabilir. Boyanma özelliklerini karıştırmak, laboratuvar bulaş riskini gözden kaçırmak ve kolonizasyonu invazyonla eş tutmak hataya yol açabilir.
Örnek sorular
Bir şık seç, doğru mu değil mi hemen görürsün — hiçbir şey kaydedilmez, hesap gerekmez.
1. soruKolay
Av sırasında yabani tavşanı yüzdükten birkaç gün sonra elinde ağrılı ülser ve aynı tarafta aksiller lenfadenopati gelişen hasta bu şikâyetlerle başvuruyor; alınan örnekte çok küçük, soluk boyanan gram negatif kokobasiller görülüyor. Laboratuvar, aerosol bulaşı riski nedeniyle uyarılıyor. Etkenin kültürde üreyebilmesi için sisteinden zengin ortam gerekiyor.
Bu tabloya neden olan bakteri aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Cevap: A — Francisella tularensis
Kısaca — Tavşan teması sonrası ülser ve bölgesel lenfadenopatiye sistein bağımlı kokobasil eşlik ediyorsa etken Francisella tularensis’tir.
Francisella tularensis derideki giriş yerinden makrofajlara alınır, fagolizozomdan sitozole kaçarak hücre içinde çoğalır ve lenf düğümlerine yayılır. Çok düşük enfeksiyon dozuyla aerosol bulaşı oluşturabilmesi laboratuvar çalışanları için özel risk yaratır.
Tanıya götüren bulgular
Yabani tavşanın yüzülmesi → tulareminin deri yoluyla zoonotik bulaşını destekler.
Elde ağrılı ülser ve aynı taraflı aksiller lenfadenopati → ülseroglandüler tularemi formunu gösterir.
Çok küçük ve soluk boyanan gram negatif kokobasiller → Francisella morfolojisiyle uyumludur.
Sisteinden zengin ortam gereksinimi → zor üreyen F. tularensis için ayırt edici kültür özelliğidir.
Neden diğerleri değil
Brucella melitensis — Keçi ve pastörize edilmemiş sütle bulaşıp dalgalı ateş yapar; giriş yerinde ülser beklenmez.
Pasteurella multocida — Kedi veya köpek ısırığı sonrası hızla gelişen selülit yapar; sistein bağımlılığı göstermez.
Yersinia pestis — Pireyle bulaşan veba etkenidir; bipolar boyanma ve belirgin bubo ile tanınır.
Bartonella henselae — Kedi tırmığı sonrası papül ve bölgesel lenfadenit yapar; tavşanla ilişkili değildir.
Aklında kalsın
Ağır tularemide aminoglikozidler tercih edilir; doğal olarak beta-laktamlara güvenilmez ve kültür şüphesinde laboratuvar önceden uyarılır.
2. soruOrta
Boğmaca tanısı alan bir hastadan izole edilen bakterinin solunum epiteline sıkıca bağlandığı, fakat dokulara invaze olmadığı gösteriliyor. Bakteri yüzeyinde bulunan bir virülans faktörünün hem silli epitel hücrelerine hem de fagositlerin integrinlerine tutunmada rol oynadığı ve erken kolonizasyon basamağında önem taşıdığı tespit ediliyor.
Bu bakteride tanımlanan söz konusu virülans faktörü aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Cevap: C — Filamentöz hemaglutinin
Kısaca — Filamentöz hemaglutinin, Bordetella pertussis’in silli solunum epiteline ve fagosit integrinlerine bağlanmasını sağlayan adezindir.
Filamentöz hemaglutinin, epitel yüzeyindeki sülfatlanmış glikolipitlere ve fagositlerdeki CR3 integrinine bağlanan büyük bir yüzey proteinidir. Böylece bakteri mukosiliyer temizlenmeye direnerek invazyon yapmadan solunum mukozasında kolonizasyon kurar.
Tanıya götüren bulgular
Boğmaca etkeninin solunum epiteline sıkıca bağlanması → toksinden çok adezini ön plana çıkarır.
Dokulara invaze olmaması → hastalığın mukozal kolonizasyon ve toksin etkisiyle geliştiğini gösterir.
Silli epitel ile fagosit integrinlerinin birlikte hedeflenmesi → filamentöz hemaglutininin bağlanma paternini tanımlar.
Erken kolonizasyon basamağı → epitel hasarı yapan geç dönem ürünlerini dışlar.
Neden diğerleri değil
Pertussis toksini — Gi proteinini ADP-ribozilleyip hücre içi cAMP’yi artırır; yüzey adezini değildir.
Adenilat siklaz toksini — Fagositlerde cAMP’yi doğrudan yükselterek kemotaksi ve öldürme işlevlerini baskılar.
Trakeal sitotoksin — Peptidoglikan kökenli bir parçadır; silli hücrelerde durma ve nekroza yol açar.
Dermonekrotik toksin — Damar düz kasını etkileyip lokal nekroza katkıda bulunan bir toksindir; başlangıç adezyonunu sağlamaz.
Aklında kalsın
Pertaktin ve fimbrialar da boğmaca etkeninin adezinleridir; hastalık bulgularının çoğu bakterinin yayılmasından değil toksinlerinden kaynaklanır.
3. soruKolay
Balgam kültüründe koyun kanlı agarda üremeyen, çikolata agarda küçük koloniler oluşturan gram negatif kokobasil saptanmıştır. Kanlı agara X ve V faktörü diskleri ayrı ayrı yerleştirildiğinde her iki diskin çevresinde üreme olmamış, üreme yalnızca iki diskin arasındaki bölgede görülmüştür.
Bu bakterinin üreyebilmesi için besiyerinde bulunması gereken faktörler aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Cevap: C — X ve V faktörlerinin birlikte bulunması
Kısaca — Üreme yalnızca iki diskin arasında olduğuna göre bakteri hem X (hemin) hem de V (NAD) faktörünü birlikte gerektirir; tanımlanan tablo Haemophilus influenzae’ya uyar.
Koyun kanlı agarda eritrositler sağlam kaldığından hücre içindeki NAD ortama çıkmaz ve V gerektiren bakteriler üreyemez. Tek bir faktör diskinin çevresinde üreme görülmemesi, o faktörün tek başına yetmediğini gösterir; iki diskin arasında her iki maddenin de yeterli derişime ulaştığı dar kuşakta üreme belirir. Eritrositlerin ısıyla parçalandığı çikolata agarda her iki faktör de serbest olduğundan üreme sorunsuz gerçekleşir.
Neden diğerleri değil
Yalnızca X faktörü (hemin) — Haemophilus ducreyi gibi türler yalnız X ister; öyle olsaydı X diskinin çevresinde üreme görülürdü.
Yalnızca V faktörü (NAD) — Haemophilus parainfluenzae yalnız V ister; öyle olsaydı V diskinin çevresinde üreme görülürdü.
Sistin ve artırılmış karbondioksit — Francisella tularensis sistinle zenginleştirilmiş besiyeri ister; X-V disk düzeniyle ilgisi yoktur.
Safra tuzu ve sodyum klorür — Enterik bakteriler ve vibriolar için seçici besiyeri bileşenleridir; bu kokobasilin üreme gereksinimi değildir.
Aklında kalsın
S. aureus çevresindeki satellit üreme tek başına ayırt edici değildir: yalnız V gerektiren türler de satellit gösterir; X gereksinimi porfirin testi ya da ayrı faktör diskleriyle kanıtlanır.
Cepte soru çöz, bağımsız bir çalışma uygulamasıdır; hiçbir sınav kurumu, okul ya da resmî kurumla bağlantılı, bunlarca desteklenen veya onaylanan bir uygulama değildir.
TUS (Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı), ÖSYM tarafından düzenlenen resmî bir sınavdır. Bu uygulama ÖSYM ile bağlantılı değildir.
Uygulamadaki tüm sorular ve metinler Cepte soru çöz için özgün olarak hazırlanmıştır; hiçbir resmî sınavdan alınmamıştır.