Alerji ve Klinik İmmünoloji, alerjik reaksiyonların klinik özelliklerini, bağışıklık yanıtının mekanizmalarını ve immün yetmezliklerin ayırt edilmesini kapsar.
Öğrencinin besin tüketimi ile belirtilerin başlangıcı arasındaki ilişkiyi değerlendirmesi, çapraz reaksiyonları tanıması ve tekrarlayan enfeksiyonları bağışıklık sistemi bozukluklarıyla ilişkilendirmesi beklenir. TUS — Klinik Tıp Bilimleri kapsamında konu, hasta öyküsü ve laboratuvar bulgularından tanıya veya ilgili mekanizmaya ulaşmayı gerektiren çoktan seçmeli klinik senaryolarla sorulabilir.
Seçeneklerde benzer belirtiler oluşturan hastalıklar, immünolojik mekanizmalar veya tanısal testler yer alabilir. Reaksiyonun zamanlamasını, besinin hazırlanışını ve enfeksiyon etkenlerini gözden kaçırmak; normal hücre sayısını normal hücre işleviyle eş tutmak hataya yol açabilir.
Örnek sorular
Bir şık seç, doğru mu değil mi hemen görürsün — hiçbir şey kaydedilmez, hesap gerekmez.
1. soruOrta
Öyküsünde kene ısırığı bulunan kırk beş yaşındaki hasta, sığır eti yedikten üç-dört saat sonra gece uykudan yaygın ürtiker, karın krampları ve iki kez hipotansiyonla uyanma şikâyetiyle başvuruyor; süt ürünleriyle bazen hafif şikâyet yaşadığını, tavuk ve balığı sorunsuz tükettiğini belirtiyor. Standart gıda alerjilerindeki hızlı başlangıcın aksine reaksiyonun gecikmiş olduğu dikkati çekiyor.
Bu tablodan sorumlu özgül epitop aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Cevap: D — Galaktoz-α-1,3-galaktoz
Kısaca — Keneyle gelişen alfa-gal IgE’si, memeli etindeki galaktoz-α-1,3-galaktoza gecikmiş anafilaktik yanıt oluşturur.
Galaktoz-α-1,3-galaktoz, primat dışı memelilerin dokularında bulunan bir karbonhidrat epitopudur. Oral alımdan sonra yağ içeren parçacıklarla dolaşıma geçişinin yavaş olması, klasik protein alerjilerinden farklı olarak reaksiyonun birkaç saat gecikmesini açıklar.
Tanıya götüren bulgular
Kene ısırığı öyküsü → alfa-gale karşı IgE duyarlanması için tipik zemini oluşturur.
Sığır etinden üç-dört saat sonra gece başlayan reaksiyon → alfa-gal sendromunun gecikmiş başlangıcını destekler.
Ürtiker, karın krampları ve hipotansiyon birlikteliği → çoklu organ tutulumlu anafilaksiyi gösterir.
Tavuk ve balığın sorunsuz tüketilmesi → sorumlu epitopun memeli dokularıyla sınırlı olduğunu destekler.
Neden diğerleri değil
Ara h 2 — Yer fıstığının depo proteinidir ve çoğunlukla hızlı başlayan yer fıstığı alerjisiyle ilişkilidir; memeli eti paternini açıklamaz.
Gad c 1 — Morina balığının parvalbumin alerjenidir; hastanın balığı sorunsuz tüketmesi ve etle reaksiyon göstermesi bu seçeneği dışlar.
Ovalbumin — Yumurta akının başlıca protein alerjenidir; kene sonrası gecikmiş kırmızı et reaksiyonuyla ilişkili değildir.
Gliadin — Buğday proteinidir; buğday ilişkili hastalıklarda rol oynar ancak memeli eti ve süt ürünleriyle sınırlı reaksiyon yapmaz.
Aklında kalsın
Alfa-gal sendromundaki oral reaksiyon gecikmişken alfa-gal taşıyan setuksimab damar yoluyla verildiğinde ilk infüzyonda hızlı reaksiyon gelişebilir.
2. soruOrta
Huş poleni alerjisi olan hasta, özellikle ilkbaharda çiğ elma yediğinde dakikalar içinde ortaya çıkan dudak ve damakta kaşıntı şikâyetiyle başvuruyor; elmayı pişmiş olarak tükettiğinde ise şikâyeti olmadığını bildiriyor. Öyküsünden sistemik bir şikâyetinin eşlik etmediği öğreniliyor. Tetkikinde huşun Bet v 1 proteini ile elmadaki ısıya duyarlı homolog protein arasında çapraz reaktivite tespit ediliyor.
Bu klinik tablo için en uygun adlandırma aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Cevap: E — Polen-gıda alerji sendromu
Kısaca — Huş poleniyle çapraz reaksiyon veren ısıya duyarlı elma proteini, yalnız çiğ gıdayla sınırlı oral belirtiler oluşturur.
Bet v 1 benzeri PR-10 proteinleri ısı ve sindirimle kolayca parçalandığından reaksiyon çoğunlukla dudak, damak ve orofarenkste sınırlı kalır. Pişirme epitopları bozduğu için aynı gıdanın pişmiş biçimi genellikle belirti oluşturmaz.
Tanıya götüren bulgular
Huş poleni alerjisi ve ilkbaharda belirginleşme → birincil solunum yolu duyarlanmasını düşündürür.
Çiğ elmayla dakikalar içinde dudak ve damak kaşıntısı → çapraz reaktif proteine bağlı yerel IgE yanıtını destekler.
Pişmiş elmanın tolere edilmesi → sorumlu proteinin ısıya duyarlı olduğunu gösterir.
Sistemik şikâyet bulunmaması → sindirime dayanıksız PR-10 proteinlerinin tipik sınırlı kliniğiyle uyumludur.
Neden diğerleri değil
Alfa-gal sendromu — Memeli ürünlerinden saatler sonra ürtiker veya anafilaksi yapar; çiğ elmayla anlık oral yakınma oluşturmaz.
Herediter fruktoz intoleransı — Aldolaz B kusuruyla metabolik hastalık yapar; polen mevsimi ve gıdanın çiğ olması belirleyici değildir.
Gıda proteini ilişkili enterokolit — Genellikle bebekte saatler sonra kusma ve letarji yapan IgE dışı tablodur; oral kaşıntı yapmaz.
Aklında kalsın
Isıya ve sindirime dayanıklı depo proteinlerine duyarlanma, pişmiş gıdayla da reaksiyon ve oral bölgenin ötesine geçen daha ağır klinik için uyarıcıdır.
3. soruKolay
Dört yaşındaki erkek çocuk, tekrarlayan katalaz-pozitif bakteri ve Aspergillus enfeksiyonları ile karaciğer apseleri şikâyetleriyle getiriliyor. Öyküsünden granülomlara bağlı gastrointestinal obstrüksiyon geliştiği öğreniliyor. Tetkiklerinde nötrofil sayısının normal olduğu, dihidrorodamin akım sitometrisinde oksidatif patlama yanıtının bulunmadığı saptanıyor. Annesinin tetkikinde taşıyıcılıkla uyumlu iki ayrı nötrofil popülasyonu tespit ediliyor.
Bu hasta için en olası moleküler bozukluk aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Cevap: B — NADPH oksidaz kusuru
Kısaca — NADPH oksidaz kusuru fagositlerde oksidatif patlamayı engelleyerek katalaz-pozitif enfeksiyonlara ve granülomlara yol açar.
NADPH oksidazın ürettiği süperoksit, fagolizozomdaki mikrop öldürücü reaktif oksijen ürünlerinin başlangıç kaynağıdır. Bu basamak çalışmayınca özellikle kendi hidrojen peroksidini katalazla parçalayan mikroorganizmalar öldürülemez; süren inflamasyon apse ve obstrüktif granülom oluşturur.
Tanıya götüren bulgular
Katalaz-pozitif bakteri ve Aspergillus enfeksiyonları → oksijene bağımlı hücre içi öldürme kusurunu destekler.
Karaciğer apseleri ve gastrointestinal granülomlar → kronik granülomatöz hastalığın süpüratif ve inflamatuvar komplikasyonlarını gösterir.
Normal nötrofil sayısına karşın dihidrorodamin yanıtının bulunmaması → niceliksel değil, oksidatif patlamaya ait işlevsel kusuru gösterir.
Annede iki nötrofil popülasyonu → rastlantısal X inaktivasyonuna bağlı taşıyıcılık paternini destekler.
Neden diğerleri değil
Miyeloperoksidaz eksikliği — Hipokloröz asit üretimini bozar fakat dihidrorodamin testi normaldir; çoğu hastada klinik hafiftir.
Cepte soru çöz, bağımsız bir çalışma uygulamasıdır; hiçbir sınav kurumu, okul ya da resmî kurumla bağlantılı, bunlarca desteklenen veya onaylanan bir uygulama değildir.
TUS (Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı), ÖSYM tarafından düzenlenen resmî bir sınavdır. Bu uygulama ÖSYM ile bağlantılı değildir.
Uygulamadaki tüm sorular ve metinler Cepte soru çöz için özgün olarak hazırlanmıştır; hiçbir resmî sınavdan alınmamıştır.