Dermatoloji, deri lezyonlarının görünümü ve dağılımı üzerinden inflamatuvar hastalıkları, büllöz hastalıkları ve deri tümörlerini değerlendirmeyi kapsar.
TUS — Klinik Tıp Bilimleri kapsamında öğrencinin öykü, muayene, histopatoloji ve immünolojik inceleme bulgularını birleştirerek ayırıcı tanı yapabilmesi beklenir. Sorular genellikle klinik olgu üzerinden en olası tanıyı veya hastalıkta hedeflenen yapıyı sorar. Enfeksiyon öyküsü, öncü lezyonun bulunup bulunmaması, büllerin özellikleri, skar oluşumu ve güneş hasarı ayırt edici ipuçlarıdır.
Seçeneklerde benzer bulgular veren hastalıklar veya ilişkili yapılar bulunabilir; yalnızca lezyon görünümüne odaklanıp inceleme bulgularını gözden kaçırmak hataya yol açabilir.
Örnek sorular
Bir şık seç, doğru mu değil mi hemen görürsün — hiçbir şey kaydedilmez, hesap gerekmez.
1. soruZor
Erişkin hasta, travmaya açık bölgelerde bül şikâyetiyle başvuruyor. Muayenede gergin büller, milia ve iyileşme sonrası skar saptanıyor. Tuzla ayrıştırılmış deride immün birikimin ayrışmanın dermal tabanında olduğu izleniyor.
Bu hastalıkta hedeflenen yapı aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Cevap: C — Tip VII kollajen
Kısaca — Sublamina densadaki ankraj fibrillerinin zedelenmesi dermal tabanlı ayrışma oluşturduğundan hedef tip VII kollajendir.
Tip VII kollajen, bazal membranı üst dermise bağlayan ankraj fibrillerinin temel bileşenidir. Bu yapıya karşı otoantikorlar bağlantıyı derin düzeyde koparır; mekanik travma epidermisi ayırır ve onarım skarla sonuçlanabilir.
Tanıya götüren bulgular
Erişkin dönemde edinilmiş büllöz hastalık → kalıtsal epidermolizis bülloza yerine otoimmün akizita formunu destekler.
Travmaya açık bölgelerde gergin büller → derin ayrışmaya bağlı mekanik kırılganlığı gösterir.
Milia ve iyileşme sonrası skar → sublamina densa düzeyindeki hasarı yüzeyel büllöz hastalıklardan ayırır.
Tuzla ayrıştırılmış deride dermal taban boyanması → hedef antijenin lamina lucidanın altında bulunduğunu gösterir.
Epidermolizis bülloza akizita Crohn hastalığıyla ilişki gösterebilir ve klasik mekanobüllöz form sıklıkla tedaviye dirençlidir.
2. soruKolay
Alt dudağında kronik güneş hasarı bulunan hasta, büyüyen plak şikâyetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sert, hiperkeratotik ve yer yer ülserli plak saptanıyor; lezyon eksize ediliyor. Histopatolojik incelemede invaziv atipik keratinosit adaları ile keratin incileri izleniyor.
Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Cevap: A — Skuamöz hücreli karsinom
Kısaca — Keratinosit atipisinin bazal membranı aşıp keratin incileri oluşturması, invaziv skuamöz hücreli karsinomu gösterir.
Ultraviyole hasarı, keratinositlerde biriken mutasyonlar üzerinden malign klonal çoğalmaya yol açar. Atipik hücre adalarının dermise ilerlemesi invazyonu, iyi diferansiye hücrelerin iç içe keratin üretmesi ise keratin incilerini oluşturur.
Tanıya götüren bulgular
Kronik güneş hasarlı alt dudak → ultraviyoleyle ilişkili keratinosit malignitesini destekler.
Sert, hiperkeratotik ve ülserli plak → yüzeysel displaziden invaziv tümöre ilerlemeyi düşündürür.
İnvaziv atipik keratinosit adaları ve keratin incileri → skuamöz farklılaşmayı doğrudan gösterir.
Neden diğerleri değil
Bazal hücreli karsinom — Bazaloid hücre yuvaları, periferik palizatlanma ve stromal ayrışma gösterir; keratin incileri beklenmez.
Keratoakantom — Hızlı büyüyen krater biçimli, merkezi keratin tıkaçlı lezyondur; düzensiz invaziv hücre adalarıyla uyumlu değildir.
Amelanotik melanom — Melanosit kökenlidir ve pigment içermeyebilir; keratinosit adaları ile keratinizasyon oluşturmaz.
Aklında kalsın
Alt dudak ve kulak yerleşimli kutanöz skuamöz hücreli karsinomlarda metastaz riski gövde yerleşimli lezyonlardan daha yüksektir.
3. soruOrta
On dokuz yaşındaki erkek hasta gövde ve ekstremitelerde ani başlayan, küçük, benzer boyutta, simetrik dağılmış eritemli skuamlı papüller nedeniyle başvuruyor. Üç hafta önce A grubu beta-hemolitik streptokok farenjiti geçirdiği öğreniliyor; tek bir büyük öncü lezyon tanımlanmıyor.
Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Cevap: D — Guttat psöriazis
Kısaca — Streptokok enfeksiyonunun tetiklediği immün yanıt, guttat psöriaziste ani başlayan damla biçimli skuamlı papüllere yol açar.
Streptokok antijenleriyle uyarılan T hücreleri, yatkın kişilerde deride inflamasyonu ve keratinosit çoğalmasını artırır. Epidermal dönüşümün hızlanması skuam oluşumuna neden olur; guttat biçimde kalın, birleşen plaklardan çok küçük ve birbirinden ayrı lezyonlar gelişir.
Tanıya götüren bulgular
Üç hafta önce streptokok farenjiti geçirilmesi → enfeksiyon sonrası tetiklenen psöriatik döküntüyü destekler.
Ani başlayan, küçük, benzer boyutta ve simetrik papüller → guttat morfolojiye uyar.
Tek büyük öncü lezyon tanımlanmaması → pitriazis rozeanın klasik başlangıcını desteklemez, ancak tek başına dışlamaz.
Neden diğerleri değil
Pitriazis rubra pilaris — Foliküler papüller ve turuncu plaklar oluşturur; tarif edilen damla biçimli döküntüyle örtüşmez.
Liken planus — Mor, poligonal ve düz yüzeyli papüller oluşturur; burada eritemli skuamlı morfoloji saptanıyor.
Sekonder sifiliz — Yaygın papüloskuamöz döküntü yapabilir; streptokok enfeksiyonuyla zaman ilişkisi guttat psöriazisi destekler.
Pitriazis rozea — Genellikle öncü plağı izleyen oval lezyonlarla gelişir; burada tek büyük başlangıç lezyonu tanımlanmıyor.
Aklında kalsın
Guttat atak gerileyebilir veya kronik plak psöriazisine dönüşebilir; enfeksiyonun sona ermesi deri lezyonlarının eş zamanlı kaybolmasını gerektirmez.
Cepte soru çöz, bağımsız bir çalışma uygulamasıdır; hiçbir sınav kurumu, okul ya da resmî kurumla bağlantılı, bunlarca desteklenen veya onaylanan bir uygulama değildir.
TUS (Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı), ÖSYM tarafından düzenlenen resmî bir sınavdır. Bu uygulama ÖSYM ile bağlantılı değildir.
Uygulamadaki tüm sorular ve metinler Cepte soru çöz için özgün olarak hazırlanmıştır; hiçbir resmî sınavdan alınmamıştır.