Nefroloji, böbrek hastalıklarının değerlendirilmesini, böbrek kaynaklı hipertansiyonu, elektrolit ve asit-baz bozukluklarını ve böbrek biyopsisi gibi tanısal işlemleri kapsar.
Öğrencinin klinik bulguları kan ve idrar sonuçlarıyla birleştirmesi, gerektiğinde verilen ölçümlerden hesaplama yapması ve tanısal işlemlerin hangi koşullarda uygulanabileceğini ayırt etmesi beklenir. TUS — Klinik Tıp Bilimleri sorularında hasta öyküsü, fizik muayene, laboratuvar ve görüntüleme bulguları üzerinden tanıya veya mekanizmaya ulaşma; ayrıca işlem kontrendikasyonlarını değerlendirme öne çıkar.
Seçenekler benzer hastalıkları, fizyopatolojik mekanizmaları ya da işlemi engelleyebilecek durumları karşılaştırabilir. Asit-baz bozukluğunu yanlış sınıflandırmak, hesaplamada plazma ve idrar değerlerini karıştırmak ve olumsuz soru ifadesini gözden kaçırmak hata kaynaklarıdır.
Örnek sorular
Bir şık seç, doğru mu değil mi hemen görürsün — hiçbir şey kaydedilmez, hesap gerekmez.
1. soruKolay
Aşağıdakilerden hangisi perkütan böbrek biyopsisinin kontrendikasyonlarından biri değildir?
Cevabı göster
Cevap: E — Açıklanamayan akut glomerülonefrit tablosu
Kısaca — Açıklanamayan akut glomerülonefrit biyopsi kontrendikasyonu değil; etiyolojiyi netleştirip tedaviyi planlamak için başlıca biyopsi endikasyonudur.
Perkütan böbrek biyopsisi; etiyolojisi aydınlatılamayan nefritik sendrom, hızlı ilerleyen glomerülonefrit ve nefrotik sendrom gibi tablolarda tanı ve tedavi seçiminde altın standart bir incelemedir. Bu nedenle akut glomerülonefrit bir kontrendikasyon değil, aksine en sık biyopsi endikasyonlarından biridir.
Neden diğerleri doğru
Düzeltilemeyen ciddi kanama diyatezi — Trombositopeni veya koagülopati işlem sonrası hayatı tehdit eden perirenal hematom riskini artırır.
Kontrol altına alınamayan ağır hipertansiyon — Yüksek arter basıncı biyopsi sonrası majör böbrek kanaması ve hematom riskini belirgin artırır.
Aktif perirenal enfeksiyon veya piyelonefrit — Biyopsi iğnesi mikroorganizmaların retroperitoneal alana yayılmasına ve apseye yol açabilir.
Hastanın işlem sırasında koopere olamaması — Nefes tutamama iğnenin böbrek parankimini ve büyük damarları yırtma riskini tetikler.
Aklında kalsın
Kontrolsüz hipertansiyon ve kanama diyatezi böbrek biyopsisinin en kritik değiştirilebilir kontrendikasyonlarıyken; nefritik sendrom birincil endikasyondur.
2. soruZor
Yirmi dört yaşındaki hastada hipokalemik, normal anyon açıklı metabolik asidoz saptanıyor. Böbrek fonksiyonları normal olan hastaya bikarbonat yükleme testi uygulanıyor. Test sırasında eş zamanlı alınan örneklerde plazma bikarbonatı 24 mmol/L, idrar bikarbonatı 96 mmol/L, plazma kreatinini 1 mg/dL ve idrar kreatinini 20 mg/dL bulunuyor.
Bu sonuçlar aşağıdaki mekanizmalardan hangisini en güçlü biçimde destekler?
Cevabı göster
Cevap: A — Proksimal bikarbonat geri emilim kusuru — tip 2 renal tübüler asidoz
Kısaca — Bikarbonat yüklemesinde fraksiyonel atılımın %20 olması, proksimal geri emilim yetersizliği nedeniyle tip 2 renal tübüler asidozu destekler.
Proksimal tübülde bikarbonat geri emilim eşiği düştüğünde, plazma bikarbonatı normal düzeye yükseltilse bile süzülen yükün önemli bölümü idrara kaçar. Fraksiyonel atılım, bikarbonat klirensinin kreatinin klirensine oranıdır: FEHCO3−=(UHCO3−×PCr)/(PHCO3−×UCr)×100. Yükleme sırasında %15’in üzerindeki değerler proksimal kusuru destekler; distal asitleştirme kusurunda proksimal geri emilim korunduğundan bu oran genellikle %5’in altında kalır.
Tanıya götüren bulgular
Hipokalemik, normal anyon açıklı metabolik asidoz → bikarbonat kaybını veya hipokalemik renal asitleştirme bozukluğunu düşündürür.
Böbrek fonksiyonlarının normal olması → ileri filtrasyon kaybına bağlı asidozu geri plana iter.
Yükleme sırasında plazma bikarbonatının 24 mmol/L olması → düşük plazma düzeyinin gizleyebileceği geri emilim kusurunu görünür kılar.
Eş zamanlı idrar ve plazma ölçümleri → (96×1)/(24×20)×100=%20 ile belirgin renal bikarbonat kaybını gösterir.
Neden diğerleri değil
Gastrointestinal yoldan bikarbonat kaybı — diyareye bağlı asidoz — Kayıp bağırsaktadır; renal bikarbonat geri emilim kapasitesi korunur.
Distal hidrojen iyonu sekresyon kusuru — tip 1 renal tübüler asidoz — Distal asitleştirme bozulur; yüklemede bu düzeyde bikarbonat kaçağı beklenmez.
Aldosteron etkisinde azalma — tip 4 renal tübüler asidoz — Potasyum atılımı azalır; hipokalemi yerine hiperkalemi beklenir.
Primer hiperventilasyona renal uyum — kronik solunumsal alkaloz — Düşük karbondioksite uyumdur; primer bozukluk metabolik asidoz değildir.
Aklında kalsın
Tip 2 renal tübüler asidozda plazma bikarbonatı yeni geri emilim eşiğinin altına inince idrar pH’si 5,5’in altına düşebilir; asidik idrar proksimal kusuru dışlamaz.
3. soruKolay
Yirmi dokuz yaşındaki kadın hasta, gebelik dışı dönemde yeni saptanan hipertansiyon ile değerlendiriliyor. Kan basıncı her iki kolda 172/102mmHg, karın orta hattında sistolik üfürüm duyuluyor. Serum kreatinin 0,6mg/dL, potasyum 3,9mEq/L. Kateter anjiyografide renal arterlerin distal kesiminde tespih tanesi görünümü izleniyor.
Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Cevap: D — Fibromusküler displazi
Kısaca — Fibromusküler displazide ardışık darlık ve genişlemeler distal renal arterde tespih görünümü, perfüzyon azalması ise hipertansiyon oluşturur.
Fibromusküler displazi, damar duvarının aterosklerotik olmayan ve inflamasyon içermeyen yapısal hastalığıdır. Medial tutulumda fibromusküler kalınlaşma alanları ile genişleyen segmentlerin ardışıklığı karakteristik anjiyografik görünümü oluşturur. Darlık distalindeki perfüzyon azalması renin salınımını artırarak anjiyotensin ve aldosteron aracılı hipertansiyona yol açar.
Tanıya götüren bulgular
Genç kadın hastada yeni hipertansiyon → aterosklerotik darlığa kıyasla fibromusküler hastalığı destekler.
Karın orta hattında sistolik üfürüm → renal arter kaynaklı türbülans olasılığını artırır.
Distal renal arterlerde tespih tanesi görünümü → ardışık darlık ve genişlemelerle seyreden multifokal tutulumu gösterir.
Normal kreatinin ve potasyum → renovasküler hipertansiyonu dışlamaz; filtrasyon kaybı ve hipokalemi zorunlu değildir.
Neden diğerleri değil
Poliarteritis nodosa — Orta damarların nekrotizan vaskülitidir; daha çok renal dallarda mikroanevrizmalar oluşturur.
Takayasu arteriti — Aorta ve büyük dallarını tutar; distal renal arterde tespih görünümü tipik değildir.
Mikroskopik polianjiit — Küçük damar vaskülitidir; renal arter boncuklanmasından çok glomerülonefritle böbreği etkiler.
Aterosklerotik renal arter stenozu — Genellikle ostiyal veya proksimal yerleşimlidir; distal tespih görünümüyle uyumsuzdur.
Aklında kalsın
Fibromusküler displazi karotis ve vertebral arterleri de tutabilir; bu damarlarda diseksiyon ve anevrizma gelişebilir.
Cepte soru çöz, bağımsız bir çalışma uygulamasıdır; hiçbir sınav kurumu, okul ya da resmî kurumla bağlantılı, bunlarca desteklenen veya onaylanan bir uygulama değildir.
TUS (Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı), ÖSYM tarafından düzenlenen resmî bir sınavdır. Bu uygulama ÖSYM ile bağlantılı değildir.
Uygulamadaki tüm sorular ve metinler Cepte soru çöz için özgün olarak hazırlanmıştır; hiçbir resmî sınavdan alınmamıştır.