Çocuk Psikiyatrisi ve Gelişimsel Bozukluklar, çocuk ve ergenlerde konuşma, dikkat, öğrenme, davranış ve yeme ile ilişkili sorunların gelişim dönemi içinde değerlendirilmesini kapsar.
Öğrencinin konuşma seslerindeki güçlükleri dili anlama ve kullanma sorunlarından ayırabilmesi, dikkat yakınmalarını görüldüğü ortamlar ve başlangıç koşullarıyla değerlendirebilmesi, yeme bozukluklarında bedensel bulguların önemini tanıyabilmesi beklenir. TUS — Klinik Tıp Bilimleri kapsamında bu konu, yaş, aile veya öğretmen gözlemleri ve muayene bulguları içeren klinik senaryolarla sorulur.
Seçeneklerde benzer belirtiler gösteren tanılar veya klinik bulgular yer alabilir. Tek bir belirtiye dayanarak karar vermek, bağlamı ve gelişimsel uygunluğu gözden kaçırmak sık yapılan hatalardır.
Örnek sorular
Bir şık seç, doğru mu değil mi hemen görürsün — hiçbir şey kaydedilmez, hesap gerekmez.
1. soruZor
Altı yaşındaki kız çocuk, konuşmasının yabancılar tarafından güç anlaşılması şikâyetiyle getiriliyor. Uzun ve dil bilgisi açısından düzgün cümleler kurabildiği, söylenenleri anlayabildiği; ancak konuşurken yaşına uygun olmayan şekilde /k/ yerine /t/, /g/ yerine /d/ sesini kullandığı öğreniliyor. İşitme testinde patoloji saptanmıyor.
Bu hastada dilin aşağıdaki özelliklerinden hangisinde gelişimsel bozulma olması en olasıdır?
Cevabı göster
Cevap: E — Fonoloji
Kısaca — Anlama ve dil bilgisi korunurken seslerin sistematik biçimde başka seslerle değiştirilmesi, fonolojik gelişim bozukluğunu gösterir.
Fonoloji, bir dilde anlam ayıran seslerin zihinsel örgütlenmesini ve kullanım kurallarını kapsar. Fonolojik sistem yaşa uygun olgunlaşmadığında çocuk sözcük yapısını bilse bile belirli ses sınıflarını öngörülebilir biçimde başka seslerle değiştirir.
Tanıya götüren bulgular
Konuşmanın yabancılarca güç anlaşılması → ses üretimindeki hataların konuşma anlaşılırlığını bozduğunu gösterir.
/k/ yerine /t/ ve /g/ yerine /d/ kullanması → art damak seslerinin öne, diş eti bölgesine kaydığı sistematik değiştirmeyi gösterir.
Uzun ve dil bilgisi açısından düzgün cümleler kurması → sözdizimsel üretimin korunduğunu gösterir.
Söylenenleri anlaması ve işitmesinin normal olması → alıcı dil ile duyusal nedenleri geri plana iter.
Neden diğerleri değil
Semantik — Sözcüklerin anlamı ve kavramlar arasındaki ilişkilerle ilgilidir; burada sorun sözcük anlamında değil seslerin seçilmesindedir.
Pragmatik kullanım — Dilin sosyal bağlama uygun kullanılmasını kapsar; sistematik ses değiştirmeleri pragmatik kusur değildir.
Sözdizimi — Sözcüklerin dil bilgisel kurallarla cümlede sıralanmasını düzenler; düzgün ve uzun cümleler bu alanın korunduğunu gösterir.
Alıcı dil — İşitilen dilin anlaşılmasını kapsar; söylenenleri anlayabilmesi bu alandaki temel bir bozukluğu dışlar.
Aklında kalsın
Artikülasyon bozukluğu tek bir sesin motor üretim kusurudur; fonolojik bozuklukta ise ses sınıflarını etkileyen sistematik değiştirme veya atlama paterni görülür.
2. soruKolay
Dokuz yaşındaki erkek çocuk, okulda dalgınlık ve eşyalarını unutma şikâyetiyle getiriliyor. Evde yönergeleri tamamladığı, ödevlerini zamanında yaptığı ve yalnızca matematik dersinde zorlandığı öğreniliyor. Öğretmeninden, şikâyetlerin bu yıl matematik öğretmeni değiştikten sonra başladığı öğreniliyor.
Bu hastada DEHB tanısı koymayı en fazla sınırlayan özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Cevap: B — Belirtilerin tek ortam ve dersle sınırlı olması
Kısaca — DEHB nörogelişimsel ve ortamlar arası bir bozukluk olduğundan belirtilerin tek ders ve ortamda kalması tanıyı en güçlü biçimde sınırlar.
DEHB’deki yürütücü denetim yetersizliği belirli bir öğretmen veya dersle ortaya çıkan durumsal bir tepki değildir; belirtiler en az iki ortamda görülmeli ve işlev kaybı oluşturmalıdır. Tek bağlamla sınırlı güçlükte akademik uyumsuzluk ve çevresel etkenler önce değerlendirilir.
Tanıya götüren bulgular
Dalgınlık ve unutkanlığın yalnızca okulda bildirilmesi → ortamlar arası belirti koşulunun karşılanmadığını gösterir.
Evde yönergeleri tamamlayıp ödevlerini zamanında yapması → ev ortamında dikkat işlevinin korunduğunu gösterir.
Yalnız matematik dersinde zorlanması → yaygın dikkatsizlik yerine derse özgü güçlüğü düşündürür.
Şikâyetlerin öğretmen değişikliğinden sonra başlaması → durumsal veya ilişkisel bir etken olasılığını artırır.
Neden diğerleri değil
Belirtilerin dokuz yaşında değerlendirilmesi — Tanı bu yaşta konabilir; belirleyici olan belirtilerin 12 yaşından önce başlamış olmasıdır.
Hiperaktivitenin eşlik etmemesi — DEHB’nin ağırlıklı dikkatsiz görünümü hiperaktivite olmadan tanınabilir; bu bulgu tanıyı dışlamaz.
Belirtilerin öğretmen tarafından bildirilmesi — Öğretmen bildirimi çoklu bilgi kaynağı ilkesinin parçasıdır ve tanıyı sınırlamaz; asıl sınırlayıcı olan belirtilerin tek ortamda kalmasıdır.
Çocuğun erkek olması — DEHB her iki cinste de tanınır; cinsiyet tanı ölçütü değildir.
Aklında kalsın
Ebeveyn ve öğretmen bildirimleri uyuşmadığında bağlam, görev güçlüğü, sınıf koşulları ve gözlem süresi ayrı ayrı sorgulanır.
3. soruOrta
On altı yaşındaki kız çocuğu, altı ayda 14 kilogram kaybettiği ve âdetlerinin kesildiği öğrenilerek getiriliyor. Kilo almaktan yoğun şekilde korktuğunu ve kendini şişman gördüğünü belirtiyor. Muayenesinde nabız 46/dakika, vücut ısısı 35,6 °C ölçülüyor.
Bu hasta için aşağıdaki bulgulardan hangisi beklenmez?
Cevabı göster
Cevap: C — Serum kortizol düzeyinde düşme
Kısaca — Açlığın stres yanıtı kortizolü yükselttiğinden düşük serum kortizolü anoreksiya nervoza paternine uymaz.
Enerji yoksunluğu hipotalamo-hipofizer-adrenal ekseni etkinleştirerek kortizol salgısını artırır; klirensin azalması da yüksekliğe katkıda bulunabilir. Belirgin kortizol düşüklüğü eşlik eden adrenal yetersizliği düşündürür.
Tanıya götüren bulgular
Kilo almaktan yoğun korkma ve kendini şişman görme → anoreksiya nervozanın temel bilişsel özelliklerini gösterir.
Âdetlerin kesilmesi → enerji yetersizliğine bağlı hipotalamik gonadotropin baskılanmasını düşündürür.
Bradikardi ve hipotermi → malnütrisyona bağlı fizyolojik instabiliteyi gösterir.
Neden diğerleri doğru
Gövdede lanugo tarzı ince tüylenme — Isı kaybına karşı gelişen lanugo, ileri enerji yetersizliğinin tipik deri bulgularındandır.
Cepte soru çöz, bağımsız bir çalışma uygulamasıdır; hiçbir sınav kurumu, okul ya da resmî kurumla bağlantılı, bunlarca desteklenen veya onaylanan bir uygulama değildir.
TUS (Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı), ÖSYM tarafından düzenlenen resmî bir sınavdır. Bu uygulama ÖSYM ile bağlantılı değildir.
Uygulamadaki tüm sorular ve metinler Cepte soru çöz için özgün olarak hazırlanmıştır; hiçbir resmî sınavdan alınmamıştır.