Kardiyoloji, Pediatri kapsamında çocuklarda doğumsal kalp hastalıklarını, kalp yetersizliği bulgularını ve ritim bozukluklarını değerlendirmeyi içerir.
Öğrencinin beslenirken terleme, kilo alımında yavaşlama, üfürüm ve oksijen satürasyonu gibi verileri birlikte yorumlayabilmesi; belirtilerin ortaya çıkış zamanını kalbin doğum sonrası dolaşım değişiklikleriyle ilişkilendirebilmesi beklenir. TUS — Klinik Tıp Bilimleri sorularında bu konu, muayene ve ekokardiyografi bulguları içeren klinik olgularla veya uzun QT sendromuna eşlik eden bulgular üzerinden sendrom bilgisini yoklayan köklerle sorulabilir.
Seçenekler benzer kalp hastalıkları ya da sendrom adlarından oluşabilir. Tek bir bulguya odaklanmak ve işitme kaybı gibi eşlik eden ipuçlarını gözden kaçırmak yanlış seçeneğe yöneltebilir.
Örnek sorular
Bir şık seç, doğru mu değil mi hemen görürsün — hiçbir şey kaydedilmez, hesap gerekmez.
1. soruKolay
Aşağıdaki sendromlardan hangisinde uzun QT sendromuna konjenital sensörinöral işitme kaybı eşlik eder?
Cevabı göster
Cevap: B — Jervell-Lange-Nielsen sendromu
Kısaca — Kalp ve iç kulaktaki ortak potasyum kanalı bozulduğu için uzun QT ile doğuştan işitme kaybı Jervell-Lange-Nielsen’de birleşir.
Bialelik KCNQ1 veya KCNE1 işlev kaybı, miyokartta repolarizasyonu geciktirirken iç kulakta endolenfin potasyum dengesini bozar. Böylece otozomal resesif uzun QT tablosuna konjenital sensörinöral işitme kaybı eklenir.
Neden diğerleri değil
Romano-Ward sendromu — Otozomal dominant uzun QT tablosudur; konjenital sensörinöral işitme kaybı eşlik etmez.
Brugada sendromu — Sağ prekordiyal ST yükselmesiyle tanınan sodyum kanalopatisidir; QT uzaması temel bulgu değildir.
Wolff-Parkinson-White sendromu — Aksesuar atriyoventriküler yol preeksitasyon yapar; işitme kaybıyla ilişkili değildir.
Hasta sinüs sendromu — Sinüs düğümü işlev bozukluğu bradikardi ve duraklamalar yapar; konjenital uzun QT sendromu değildir.
Aklında kalsın
Uzun QT’ye bağlı senkop egzersiz, ani ses veya emosyonla tetiklenebilir; nöbet sanılan ataklarda QTc değerlendirilmelidir.
2. soruKolay
Aşağıdakilerden hangisi viral krupun tipik klinik özelliklerindendir?
Cevabı göster
Cevap: D — Havlar tarzda öksürük ve ses kısıklığı
Kısaca — Viral laringotrakeitte larinks tutulumu sesi kısarken subglottik ödem havlar tarzda öksürüğe yol açar.
Krikoid kıkırdakla çevrili subglottik bölgede ödem, küçük çocuğun zaten dar olan hava yolunu belirgin daraltır. Daralmış ekstratorasik hava yolundan inspirasyonda geçen türbülanslı akım stridor oluşturur; larinks inflamasyonu sesin niteliğini değiştirir.
Neden diğerleri değil
Trismus ve uvula deviasyonu — Peritonsiller apseyi düşündürür; tek taraflı peritonsiller şişlik uvulayı karşıya iter.
Ani tek taraflı hışıltı ve öksürük nöbeti — Yabancı cisim aspirasyonunu düşündürür; tek taraflı bulgu bronş düzeyinde tıkanmayı gösterir.
Toksik görünüm ve pürülan trakeal sekresyon — Bakteriyel trakeiti düşündürür; pürülan salgılar ağır trakeal enfeksiyonu destekler.
Salya akıtma ve tripod oturuşu — Epiglottiti düşündürür; yutamama ve öne eğilme supraglottik tıkanmayla ilişkilidir.
Aklında kalsın
İstirahatte stridor, krupun ağırlığını değerlendirmede kullanılır; yalnız ağlarken oluşan stridora göre daha belirgin hava yolu daralmasını gösterir.
3. soruOrta
Beş haftalık erkek bebek, emerken terleme ve kilo alımında yavaşlama nedeniyle getiriliyor. Doğumdan sonraki ilk iki haftada beslenmesinin rahat olduğu öğreniliyor. Oda havasında oksijen satürasyonu %97 ölçülüyor; sternum sol alt kenarında holosistolik üfürüm duyuluyor. Ekokardiyografide geniş ventriküler septal defekt saptanıyor, pulmoner çıkış yolu darlığı izlenmiyor. Bu hastada yakınmaların ilk haftalardan sonra belirginleşmesini sağlayan hemodinamik değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Cevap: C — Pulmoner damar direncinin azalmasıyla sol-sağ şantın artması
Kısaca — Doğum sonrası pulmoner direnç düşünce geniş VSD’de sol-sağ şant artar ve pulmoner aşırı dolaşım beslenmeyle belirginleşen yakınmalar oluşturur.
Yenidoğanda yüksek pulmoner damar direnci, geniş defekte rağmen akciğere yönelen kanı sınırlar; akciğerlerin açılması ve pulmoner damarların yeniden yapılanmasıyla bu direnç ilk haftalarda azalır. Geniş, kısıtlayıcı olmayan defektte ventrikül basınçları birbirine yaklaşabildiğinden akımların dağılımını büyük ölçüde pulmoner ve sistemik dirençlerin oranı belirler. Pulmoner akım ve akciğerlerden sol kalbe dönen kan arttıkça sol kalpte hacim yüklenmesi ve pulmoner konjesyon gelişir.
Tanıya götüren bulgular
İlk iki haftada rahat beslenme, beşinci haftada yakınmalar → doğum sonrası damar direnci değişiminin şantı artırmasını destekler.
Emerken terleme ve kilo alımında yavaşlama → beslenme sırasında artan metabolik gereksinimin kalp yetersizliğini belirginleştirdiğini düşündürür.
Oda havasında oksijen satürasyonunun %97 olması → belirgin sağ-sol şanta bağlı sistemik desatürasyonu desteklemez.
Geniş VSD ve pulmoner çıkış yolu darlığının olmaması → pulmoner direncin düşmesiyle akciğer kan akımının artmasına elverişli anatomi gösterir.
Cepte soru çöz, bağımsız bir çalışma uygulamasıdır; hiçbir sınav kurumu, okul ya da resmî kurumla bağlantılı, bunlarca desteklenen veya onaylanan bir uygulama değildir.
TUS (Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı), ÖSYM tarafından düzenlenen resmî bir sınavdır. Bu uygulama ÖSYM ile bağlantılı değildir.
Uygulamadaki tüm sorular ve metinler Cepte soru çöz için özgün olarak hazırlanmıştır; hiçbir resmî sınavdan alınmamıştır.